Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Yabancı kültürlerin etkisinde kalıp kendi gelenek ve göreneklerimizi bırakmak bizi uygar yapar mı?
Başkasına benzemek bizi uygar yapmaz, bizi biz olmaktan uzaklaştırır.
Uygarlık dediğimiz şey köklerinden utanmak, geçmişini silmek, dilini, töreni, edebi, aile yapısını terk etmek değildir. Tam tersine, kendi kimliğini koruyarak gelişebilmektir. Japonlar modernleşti ama Japon kaldı. Almanlar ilerledi ama Almanlığını inkâr etmedi. Bizden neden kendi özümüzden vazgeçmemiz bekleniyor?
Yabancı kültürlerden etkilenmek kaçınılmazdır; mesele etkilenmekle teslim olmak arasındaki çizgidir. Alınacak olan ilimdir, tekniktir, disiplindir. Ama örf, ahlak, dil ve milli ruh ithal edilemez. Bunlar kaybedildiğinde ortaya “uygar” değil, kimliksiz bir toplum çıkar.
Geleneklerini küçümseyen, tarihine mesafeli duran, kendi değerlerini “geri kalmışlık” sanan bir millet; başkasının vitrininde figüran olur. Uygar olmak başkasına benzemek değil, kendi değerlerinle güçlü durabilmektir.
Kendi gelenek ve göreneklerini bırakmak seni ileri götürmez; seni köksüz bırakır. Kökü olmayan ağacın gölgesi de olmaz. Bizim ihtiyacımız olan şey, başkası olmak değil; Türk kalarak yükselmektir.
Uygar olmak, başkasına benzemek değil; aklı, bilimi ve özgürlüğü rehber alarak kendi kültürünle barışık şekilde ilerleyebilmektir. Taklit eden toplumlar değişir ama gelişmez; düşünen toplumlar hem değişir hem ilerler.