Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Evlilikte çocuk kararı “zamanı geldi mi?” diye alınmaz.
Bu soru genelde işin en yüzey kısmı. Asıl soru şudur: Bu yükü birlikte taşıyabilecek miyiz?
Çocuk, evliliği düzeltmez. Bozuk olanı büyütür.
İletişim kötüyse daha kötü olur, sabır azsa daha görünür hâle gelir, sorunlar bastırılıyorsa patlar. O yüzden çocuk kararı romantik bir hayal değil, gerçek bir dayanıklılık testidir.
Bu karar alınırken dürüstçe konuşulması gereken şeyler var, ama çoğu çift bunlardan kaçar:
– Uykusuzlukla, yorgunlukla, sinirle nasıl başa çıkıyoruz?
– Sorumluluk paylaşımında adil miyiz, yoksa biri hep idare mi ediyor?
– Krizde birbirimizi mi tutuyoruz, yoksa suçlayıp dağılıyor muyuz?
– Hayatımızın uzun bir süre eskisi gibi olmayacağını kabulleniyor muyuz?
Bunlar konuşulmadan “bir çocuğumuz olsun” demek, gözleri kapalı yola çıkmaktır.
Bir diğer gerçek:
Eşlerden biri hazır değilse, çocuk yapılmaz.
“Zamanla alışır”, “olunca değişir” cümleleri evliliği yoran cümlelerdir. İstemeden yapılan çocuk, çocuğa da, ilişkiye de yük olur.
Ayrıca şunu net söyleyeyim:
Çocuk kararı baskıyla alınmaz. Aile baskısı, yaş baskısı, çevre baskısı bu işte tamamen yanlıştır. Bu baskılar geçer, ama çocuk kalır. Sorumluluğu çevre değil, siz taşırsınız.
Sağlıklı bir çocuk kararı şuna dayanır:
“Zorlandığımızda birbirimizi bırakmayız.”
“Hayat altüst olduğunda bile aynı tarafta dururuz.”
Eğer şu an evlilikte ciddi iletişim kopukluğu, sürekli kırgınlık, çözülmemiş büyük problemler varsa; çocuk o sorunların çözümü değil, yükü olur.
Çocuk, hazır olana gelir. Takvimle değil, olgunlukla.